Belirli bir yaşa gelmiş olan kadınlar için en çok kafa karıştıran ve önleyici nitelikteki sağlık uygulamalarından birisi, hangi yaşta ve ne sıklıkla erken tanı amaçlı mammografi çektirecekleridir. ABD’de bir ay önce yayınlanan yeni bir kılavuz beraberinde yeni uygulamalar ve tartışmalar getirdi. Tartışmalar ayrıntılar üzerinde devam ededursun...
Belirli bir yaşa gelmiş olan kadınlar için en çok kafa karıştıran ve önleyici nitelikteki sağlık uygulamalarından birisi, hangi yaşta ve ne sıklıkla erken tanı amaçlı mammografi çektirecekleridir. ABD’de bir ay önce yayınlanan yeni bir kılavuz beraberinde yeni uygulamalar ve tartışmalar getirdi. Tartışmalar ayrıntılar üzerinde devam ededursun, bu yeni uygulama şekli aslında üzerinde uzlaşılamayan bir çok konuya açıklık getirmiş oldu. Yeni kılavuzun meme kanserinin erken tanısı açısından neleri değiştirdiğini aktarmadan önce “tarama” amaçlı, yani henüz ortada herhangi bir sağlık sorunu veya bulgu yokken çekilen mammografilerle ilgili bazı temel bilgileri paylaşmakta yarar var.
Mammografi bazı meme tümörlerinin erken tanısında yeteri kadar aydınlatıcı olmuyor. Özellikle kanser hücrelerinde kadınlık hormonu olan estrojenin bağlandığı alanlar (reseptör) yoksa, mammografi tümörü erken dönemde yakalayamıyor. Özellikle daha genç yaştaki kadınlarda ve meme dokusunun yapısına bağlı olarak, bazen mammografi normal meme dokusunu da tümör gibi gösterebiliyor. Böyle bir durumda da kadınlara gereksiz tetkikler, hatta meme biyopsileri yapılabiliyor. Ayrıca mammografi x-ışınları kullanılarak uygulanan bir görüntüleme yöntemidir ve meme dokusu bu ışınlara hedef olmaktadır. Dolayısıyla bu radyolojik tetkiki, hiçbir sağlık sorunu olmayan kadınlarda sınırsız sayıda ve sıklıkta tekrarlamak olası değil. Öte yandan mammografi her yıl yüzbinlerce kadının hayatına mal olan meme kanserinin erken teşhisi için elimizdeki en etkili araç. Ultrasonografi, MR gibi görüntüleme teknikleri henüz tarama amaçlı uygulanan mammografinin yerine geçmedi. Mammografileri düzenli olarak çekilen kadınlarda meme kanserinden ölüm oranında azalma olduğu da kanıtlanmış durumda.
Yeni kılavuz iki yaş grubundaki kadınlar için değişiklik önerileri getiriyor. İlk grubu 40 – 49 yaş arasında yer alan kadınlar oluşturuyor. Bu yaş grubundaki kadınlara rutin bir şekilde mammografi çekilmemesi gerektiği bildiriliyor. Bundan sonra bu yaş grubunda yer alan kadınlara tarama amaçlı mammografi çekilmesi kararını, yıllık kontrol için başvuran kadın ve hekimi ortaklaşa alacaklar. Hangi kadınlara daha erken yaşta, yani 40 yaşlarını tamamladıktan sonra mammografi çekilmeye başlaması gerektiğini gösteren risk hesaplayıcıları var. Eğer bu hesaplamalara göre bir kadının meme kanseri riski, yaşıtlarına göre daha fazlaysa, kırklı yaşlarında mammografi çekilmesi yine de gerekli olabilecek. İkinci grubu ise 75 yaşından daha ileri yaşta olan kadınlar oluşturuyor. Elimizdeki bilimsel veriler bu yaştan sonra düzenli aralarla çekilen mammografilerin yararlı olduğunu kanıtlamak konusunda yetersiz. Bu nedenle yeni kılavuz, 74 yaşın üzerindeki kadınlarda, artık düzenli aralıklarla erken tanı amaçlı mammografi çekilmemesi gerektiğini vurguluyor. Diğer bir önemli değişiklik ise 50 – 74 yaş arasındaki kadınları ilgilendiriyor. Bu yaş grubunda yer alan kadınlarda yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığı artıyor. Eskiden bu grupta yer alan kadınlara erken tanı amacıyla her yıl meme filmi çektirmeleri önerilirken, şimdi iki yılda bir çekilmesinin yeterli olacağı belirtiliyor.
Kılavuzda da belirtildiği gibi mammografi önerirken, bir hekimin veya kuruluşun iyi niyetli ve koruyucu kollayıcı olması yeterli bir gerekçe değil. Bu önemli tetkikin bilimsel gerekçeleri olması zorunlu. Erken veya geç yaşta ve gereksiz sıklıkta yapılan mammografiler sadece gereksiz değil zararlı olabiliyor.