Değerli Meslektaşlarımız,

Web sayfamızdan 30 Aralık 2011 günü Flash TV 19:30 Haber Bülteninde yayımlanacağını  bildirdiğimiz “2000 İranlı hemşire”  konusunda ki demecimiz 02 Aralık 2012 günü yayımlanmıştır.

Tüik Araştırma

Değerli Meslektaşlarımız, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı araştırma hakkında kendi sayfasından yayımladığı iki sayfalık sonucu, sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir sağlık çalışanı olabilme şansımız yönünden değerlendirmelerinize sunarız. Sevgilerimizle.

 

THD Genel Merkez

19.12.2011

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ'NDEN SESLENİŞ

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ'NİN MEDİMAGAZİNDE YAYIMLANAN YAZIYA YANITI

23 Kasım 2011 tarihli  Medimagazin’in  Okuyucu Köşesinde  “Hekim Değil, Hemşire!” başlıklı  İntern Dr. Nedim UZUN imzasıyla yer alan yazı  ve yorumlar hakkında Türk Hemşireler Derneği’nin görüşü aşağıda yer almaktadır.

Dr. Nedim Uzun  imzalı yazının içerik ve üslubu ile yazıya yönelik bazı yorumların içerik  ve üslubu, ülkemizde  insan yetiştirme düzenimize ilişkin çarpıcı bir belge niteliğindedir. Bu nedenle, yazının tamamı ve yorumların bir kısmı ülkemizin geleceği adına kaygılarımızı artırmaktadır.

Sanırız bu gidişi durdurmanın ve olumluya dönüştürmenin çözümü genel olarak insan yetiştirmede izlediğimiz yol ile sağlık insan gücü yetiştirmede izlediğimiz yolu birbirinden ayırmaksızın ele almaktan geçmektedir. Bu konuda ilgili tüm kurumları görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Saygılarımızla.

Türk Hemşireler Derneği

29 Kasım 2011

TÜRKİYE’ DE YABANCI HEMŞİRELERİN ÇALIŞTIRILMASI KONUSUNDA THD’ NİN GÖRÜŞÜ

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname metninin (59 sayfa) 42. sayfasında yer alan madde 5 aynen şöyledir:

“(5) 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 3 üncü maddesi “Bu Kanun hükümlerine göre hemşire unvanı kazanmış olanların dışında hiç kimse Türkiye’de hemşirelik mesleğini icra edemez.” şeklinde değiştirilmiştir.”

Bu değişiklik yabancı uyruklu hemşirelerin mesleklerini Türkiye’de icra edebilmelerine imkan sağlamaktadır.

Sağlık Bakanı da medya organlarında Türkiye’de hemşire açığı olduğunu dile getirerek bu değişimi yaptıklarını açıklamıştır.

17-18 Ekim 2011 günleri Türk Hemşireler Derneği muhtelif medya organları (NTV, Bloomberg HT, Star TV, İMC TV, Haber Türk Gazetesi, Aydınlık Gazetesi, Radyo BOX) tarafından bu konuda görüşü alınmak üzere aranmış ve hepsine THD’ nin görüşü iletilmiştir. Görüş bildirilen tüm medya kuruluşlarından kayıtlar istenmiş şimdiye kadar yalnızca Bloomberg HT ve Radyo BOX’ tan kayıt gelmiştir. Bu kayıtları sizlerle paylaşıyoruz.

Bloomberg HT’ de THD’ nin görüşünden önce görüş bildiren iki kuruluşun temsilcilerini Türkiye’de hemşire açığının giderilmesine yönelik önerileri açısından dikkatle izlemenizi rica ediyoruz.

Saygılarımızla.

THD Genel Merkez

31.10.2011

 

Radyo Box :  http://www.boxradyo.com/wp-content/uploads/18.10.2011-SESLİ-gazete-konuk-bölümü-kucuk.mp3

 

Video alanı

Önemli Duyuru

23 Ekim 2011 günü Van-Erciş ve çevresini etkileyen depremde, derneğimize bu gün gelen bilgilere göre, Hemşire Cemile Bolaç, Hemşire Semahat Balta, Sağlık Memuru Hikmet Tekin, Doktor Ramazan Sansür, Tıbbi Sekreter Abdullah Yarar ve Tıbbi Sekreter Kenan (soyadını öğrenemedik) yaşamlarını kaybetmişlerdir. Bir meslektaşımızın bir bacağının ampüte edildiği, Erzurum’a gönderildiği, durumunun ağır olduğu hakkında da haber alınmıştır.

Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile yaptığımız görüşmede, özellikle yoğun bakımlarda çalışan meslektaşlarımızın yorgunluktan çalışamaz hale geldikleri, bu nedenle hastanenin, 7’ şer gün dönüşümlü olarak çalışacak beşer kişilik yoğun bakım hemşirelerine ihtiyacı olduğu öğrenilmiştir.

THD bu bilgiyi bu gün Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği ve Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi Başhemşireliği ile paylaşmıştır.

Bilgilerinize sunarız.

THD Genel Merkez

28.10.2011

MESLEKTAŞLARIMIZA ACİL DUYURU:

VAN, ERCİŞ VE YAKIN ÇEVRESİNDE YAŞANAN DEPREMLE İLGİLİ OLARAK, DEPREM BAŞTA OLMAK ÜZERE AFETLER KONUSUNDA DENEYİMİ VE ÇALIŞMASI OLAN MESLEKTAŞLARIMIZDAN BÖLGEYE GİDEREK ÇALIŞMALARA KATKI VERMEK İSTEYENLER, TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİNE BAŞ VURDUKLARI TAKTİRDE TÜM GİDERLERİ THD TARAFINDAN KARŞILANACAKTIR.

BAŞ VURMAK İSTEYEN MESLEKTAŞLARIMIZIN ÇALIŞMA ADRESLERİNİ, KİMLİKLERİNİ, DİPLOMA SURETLERİNİ VE ÖZELLİKLE DEPREM KONUSUNDA Kİ DENEYİM VE ÇALIŞMALARINI GÖSTEREN BELGELERİ THD GENEL MERKEZE BİR AN ÖNCE GÖNDERMELERİNİ RİCA EDERİZ.

SAYGILARIMZLA.

THD GENEL MERKEZ

24.10.2011

Kapitalizmin Krizi ve Sağlık Konferansı

29 Eylül - 2 Ekim 2011 tarihleri arasında Ankara'da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde yapılan, Türk Hemşireler Derneği’nin de katıldığı Kapitalizmin Krizi ve Sağlık Konferansı’nda sunulan metinler için tıklayınız…

Meslektaşlarımıza Duyuru:

07 Ekim 2011 günü Escape Pub& Club Ankara’da yapılacağı ilan edilen etkinlikle ilgili olarak, bir meslektaş grubumuzdan gelen haber üzerine,Türk Hemşireler Derneği’nin bu etkinliği engellemeye yönelik girişimini bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla.

 

Sağlık Bakanlığı’nın, Halkımızın, Basın Yayın Organlarının Dikkatine!

09 Ağustos 2011 Salı günü Konya’da özel bir üniversite hastanesinde açık kalp ameliyatı sırasında doktorun hemşireyi dövdüğü ile ilgili haberde , kendisini basına hemşire olarak tanıtan H.A’nın , hemşire değil Acil Tıp Teknisyeni  olduğu  öğrenilmiştir.

Türk Hemşireler Derneği bundan önce de benzer  haberler karşısında yaptığı inceleme sonucunda ortaya çıkan yanlışlıkla ilgili olarak  ilgilileri iyi niyetle sözlü ya da yazılı olarak bilgilendirmiştir. Ancak buna rağmen gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle aynı açıklama ve  haberlerin devam ettiğine tanık oluyoruz.

Türk Hemşireler Derneği bundan böyle, hemşirelik  diploması olmadığı halde kendisini hemşire olarak tanıtanlar, bu kişileri  hemşire olarak görevlendiren ve çalıştıranlar  ile habere konu olan kişilerin gerçek mesleği  hakkında doğru bilgi edinmeden yayın yapan medya kuruluşu ve  mensupları hakkında  herhangi bir uyarıda bulunmadan alanla ilgili düzenlemelerin izin verdiği ölçüde hukuki yollara baş vuracaktır.

Sağlık Bakanlığından bu konuda ki beklentimiz ise kendisine yasaların yüklediği denetim işlevini sağlık kurum ve kuruluşlarını bu yönde de denetleyerek hukuka aykırı durumlara izin vermeyecek önlemleri almasıdır.

Bilgilerinize saygılarımızla sunarız.

14 Eylül 2011

Haber Kaynakları:

http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2011/09/10/ameliyatta-skandal

http://www.personelsaglik.net/guncel/ameliyatta-doktor-hemsire-kavgasi-h5484.html

http://haber.kanald.com.tr/Haber/Saglik-35/Ameliyatta-skandal-22117.aspx

THD’den Önemli Duyuru:

Değerli Meslektaşlarımız,

Bildiğiniz gibi, S.B. İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, AB ilgili Direktifi ileri sürülerek biz hemşireleri bütünüyle yok saymıştı. Bu duruma Onkoloji Hemşireleri Derneği, ilgili genel müdürlüğe gönderdiği 24 Mart 2005 tarih ve 54 sayılı dilekçe ile itiraz etmiş, ancak, ilgili genel müdürlükten gelen 17 Mayıs 2005 tarihli cevap, ne yazık ki istenileni karşılamamıştır. Bu sırada derneğimize yoğun bir biçimde durumdan şikâyet eden telefon ve e-postalar gelmeye başlamıştır.

Devamı

Türk Hemşireler Derneği’nden Duyuru

2010 yılında Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası tarafından Sağlık Bakanlığınca hemşireler için düzenlenen hemşirelikte özel alanlar ile ilgili eğitim programlarına ebelerin de katılımlarının sağlanması istemiyle başvuru yapılmıştır. Sağlık Bakanlığı bu talebi ret etmiştir. Bunun üzerine adı geçen sendika tarafından açılan davaya Türk Hemşireler Derneği müdahil olmuştur. Müdahale talebinde THD, ebelerin bu kurslara katılamayacağını gerekçeleri ile açıklamıştır. Sonuç olarak mahkeme, ebelerin bu kurslara katılmalarının uygun olmayacağı kararını vermiştir. 

Dava hakkında 2011 yılında alınan ve hukuka olan güvenimizi diri tutan kararın tam metni için tıklayınız…

 

THD Genel Merkez

11 Temmuz 2011

SÖZLEŞMELİ ÇALIŞAN MESLEKTAŞLARIMIZA memurluğa geçiş hakkında ÇOK ÖNEMLİ BİR DUYURU VE DİLEKÇE ÖRNEĞİ

4924 VE  657 4/B KAPSAMINDA

SÖZLEŞMELİ ÇALIŞANLARA MEMUR KADROSU

6223 sayılı Yetki Kanunu uyarınca çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname 4 Haziran 2011 tarihinde Mükerrer Resmi Gazetede yayımlandı. KHK ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Geçici 37 nci Madde eklendi. Maddede;

657 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin B fıkrası ile 4924 sayılı ‘Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışanlara devlet memuru kadrosuna geçme hakkı verildi. Devlet memuru kadrosuna geçmek isteyenler;

  •   30 gün içinde (4 Temmuz 2011 tarihine kadar) bağlı oldukları kuruma bir dilekçe ile başvuruda bulunacaklardır.
  •   Başvurular üzerine 3 Ağustos 2011 tarihine kadar memur kadrolarına atama işlemi gerçekleştirilecektir.
  •   4 Haziran 2011 tarihinden önce askerlik, doğum, milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimleri ile ücretsiz izin nedenleriyle görevlerinden ayrılanlardan ilgili mevzuatına göre yeniden hizmete alınma şartlarını kaybetmemiş olanlar hakkında da başvuruları halinde bu madde hükümleri uygulanacaktır.
  •   Daha önce 4/B ve 4924 sayılı Kanun uyarınca çalışmakta iken Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun hükümlerine göre aile hekimliği uygulamasında görev alanlar hakkında görevlerinden ayrılmalarına gerek kalmaksızın bu madde hükümleri uygulanacaktır.
  •   Memur kadrosuna geçenler, bu kadroda göreve başlamalarını takip eden aybaşından sonra kadronun mali ve sosyal haklarına hak kazanacaklardır.
  •   Memur kadrosuna geçmek için başvuranların geçişleri için kadro şartı aranmayacak olup geçiş için görev yeri değişikliği de söz konusu olmayacaktır.

Dilekçe Örneği

632 Sayılı Kanun Hükmü Kararname

MÜJDE!

19 Nisan 2011 – Resmi Gazete, Sayı: 27910

 “HEMŞİRELİK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK” YAYIMLANMIŞTIR...  tıklayınız

SAYIN PERSONEL SAĞLIK NET İLGİLİLERİNE,

06.04.2011 günü sayfanızda yer alan açıklama ve talebinize (http://www.personelsaglik.net/guncel/herkesin-bir-derdi-var-bakim-hemsire-derneginin-derdi-nedir.htm) THD’nin yanıtı aşağıda yer almaktadır.

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ, DOĞRU BİLDİĞİ VE İNANDIĞI HER ŞEYİ  TEMSİL ETTİĞİ KİTLE VE TOPLUMUMUZLA TÜM AÇIKLIĞI İLE PAYLAŞMAYI TEMEL AHLAKİ İLKE HALİNE GETİRMİŞ BİR DERNEKTİR. BİLGİLERİNİZE SUNARIZ. SAYGILARIMIZLA.

THD GENEL MERKEZ

11 Nisan 2011

DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIMIZ,

13 Mart 2011 günü Ankara'da yapılan "Çok Ses, Tek Yürek" mitingine THD olarak katıldık. Mesleğimiz adına katılım beklediğimizin üzerinde oldu. Böylesine tarihi bir güne katılmış olmaktan dolayı meslektaşlarımız ve öğrenciler mutlu olmakla kalmayıp, umutlandıklarını, önemli bir nedenle katılamayan bazı meslektaşlarımız üzüntülerini, korkup katılmayanlar da pişmanlıklarını ifade ettiler.

THD şimdi de, 19-20 Nisan 2011 günü yapılmasına karar verilen iş bırakma eylemini desteklediğini (eyleme çağırıcı değil, eylemi destekleyici), destekleme gerekçeleriyle birlikte bu gün TTB’de yapılan basın toplantısında yazılı olarak açıklamıştır.

TTB Başkanının Basın Açıklaması, THD'nin  Açıklaması

Metinleri özenle okuyup değerlendirmenizi dileriz.

İyi günler dileği ile.

THD GENEL MERKEZ

06 Nisan 2011

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ’NDEN BASIN DUYURUSU

(Tüm ajanslara ve bazı gazetelerin fakslarına gönderilmiştir.)

Japonya’da yaşanan felaketlerle ilgili olarak Türk Hemşireler Derneği’nin mesajı…

Japonya’da yaşanan doğal felaketler ile bunların yol açtığı ve tüm dünyayı etkileyecek olan insan kaynaklı felaket karşısında Japon halkının tüm kayıplarına, endişelerine, kederlerine rağmen onurlu bir biçimde ayakta kalışını ve yaşama yeniden kaldığı yerden sarılmasını saygıyla izlediğimizi, buradan alacağımız dersler olduğunu bildirmeyi ve Japon halkı ile Japon meslektaşlarımıza saygı ve sevgilerimizi sunmayı bir görev addediyoruz.

Japon Hemşireler Derneği, ülkemizin yaşadığı 1999 depreminde kayıplarımızı ve acılarımızı Türk Hemşireler Derneği ile paylaşmakla kalmayıp, derneğimize o günün koşullarında haylice yüklü sayılabilecek maddi yardımda da bulunmuştu.

Keşke bu yıl Japonya’da yaşanan felaket nedeniyle Japon meslektaşlarımızla biz de benzer bir dayanışma içine girmek zorunda kalmasaydık. Ama felaket oldu ve şimdi var olan gücümüzle elimizi uzatma sırası bizde. THD bu amaçla Japon Hemşireler Derneğine duygularını yazılı olarak iletmekle kalmamış, kendi maddi imkanları çerçevesinde maddi yardımda da bulunmaya karar vermiştir.

Mesajımıza Japon Hemşireler Derneğinden gelen sımsıcak ve anlamlı cevabı, onlar gibi biz de yüreğimize basıyor, tekrar ve tekrar sabır ve kolaylıklar diliyoruz.

THD Genel Merkez

26.03.2011

ACİL!

Aile Sağlığı elemanı olarak çalışan hemşire meslektaşlarımızın çalışma koşulları, yaptıkları işler, aldıkları ücret konularında yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerilerini Türk Hemşireler Derneği e-postasına (info@thder.org.tr) göndermeleri önemle rica olunur.

13 MART 2011: “ÇOK SES TEK YÜREK” BULUŞMASI

13 Mart 2011 günü Ankara' da 16 sağlık örgütü, bazı sivil toplum kuruluşları ve sendikalar ile siyasi parti temsilcilerinin katıldığı, vatandaşların da yoğun destek verdiği "Çok Ses Tek Yürek" mitingine Türk Hemşireler Derneği 12 Dövizle katıldı.
Mitinge katılan tüm meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize sevgi ve şükranlarımızı sunarız.

 

17 Mart 2011
TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ

Türk Hemşireler Derneği Sesleniyor

Viedo alanı

www.saglikajansi.com tarafından Türk Hemşireler Derneği'ne Gönderilen Metin Hakkında Türk Hemşireler Derneği'nin Görüşü

Sayın Fatih KAN

www.saglikajansi.com
Sayfa Yöneticisi

10 Şubat 2011 günü Sağlık Ajansı (saglikajansi.com) Kaynaklı,  Türk Hemşireler Derneğine Çok Önemli Sorular ... Soruların  cevabı için tüm gözler Türk Hemşireler Derneğine çevrilmiştir....başlığı  altında yer alan metin ile, 14 Şubat 2011 günü yine aynı kaynakta yayımlanan Bu Ayıp Bizi Utandırıyor. Bu Ayıp Ne zaman Bitecek.  başlıklı metin birbirinin aynı olan metinlerdir. Fark sadece 14 Şubat tarihli  metinde diğer sağlık mesleklerinin de adı geçerken, 10 Şubat  2011 tarihli metinde konu hemşireliğe indirgenmiş ve THD' ye yöneltilmiş soru haline getirilmiştir.  Böylece şu gerçek ortaya çıkmış olmaktadır. Metin önce doğrudan Türk Hemşireler Derneği’ne yazılmış. 14 Şubat 2011’ de herkese hitap eden bir metin haline getirilmiştir.

14 Şubat 2011 tarihli metinle ilgili olarak ayrıca şöyle bir açıklama da yer almaktadır: Metinde kendinizle ilgili bir sakınca gördüğünüz  ve sakıncaları bildirdiğiniz taktirde haber yayımdan kaldırılacaktır.

Ajansınız tarafından bize  iletilen metin hakkındaki görüşümüzü  kendi sayfamızdan yanıtlıyoruz. Bu fırsatı bize verdiğiniz için çok teşekkür eder,sağlık çalışanları olarak iş birliğine hazır olduğumuzu bu vesile ile bildirmek isteriz.

 

Sayın KAN,

A- Yayımladığınız bu metne kaynaklık eden kavrayış, metni işin en başından zayıf bir metin haline getirmiştir.  Neden?

1-     Siz  6 yıl temel  tıp eğitimi  alan ve sonra onun üzerine Tıpta Uzmanlık Tüzüğü gereği olarak en az 4 yıl uzmanlık çalışması yapan bir hekim ile hemşirelikte 4 yıl lisans eğitimi alan  ve üzerine iki  yıl yüksek lisans eğitimi yaptıktan sonra uzman unvanı alan hemşire dahil bir başka sağlık çalışanını aynı tartıya koyamazsınız. Çünkü, eşdeğer değildir.Tıpta uzmanlık Tüzüğü esaslarına göre uzmanlık yapan biyolog, eczacı ve veterineri de aynı kefeye koyamazsınız. Koyarsanız tartım yanlış olduğu için sonuç hüsran olur.

2-     Metinde yer alan cümle:  1. Basamak Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında  “...çoğunluğu Açık Öğretim Mezunu  Sivil Savunma Uzmanları  sağlık çalışanından  kat sayı olarak daha fazla  çarpanla (0.75) para alırken...”

“Çoğunluğu Açık Öğretim mezunu ...” derken  binlerce açık öğretim mezunu  ile ondan daha da ehven koşullarda eğitim veren uzaktan eğitim programından mezun olacak olan sağlık çalışanları bu ifadeniz için ne düşünürler? Hiç düşündünüz mü?

3-     Metin Başlığı : Bu Ayıp Bizi Utandırıyor... Tartınıza Ayıp  sözcüğünü yerleştirirken eğitimle ilgili olarak yapılan  başka ayıpları hiç düşündünüz mü?  Neden böyle bir soru yöneltiyoruz size? Çünkü, bir durumu ayıp olarak nitelerken, aynı durumla ilgili başka ayıpları (THD  bu durumu ayıp sözcüğü yerine koyu cehaletten ya da çıkarını korumaktan başka derdi olmamaktan kaynaklanan  emek  sömürüsü olarak nitelemeyi tercih etmektedir) görmezden gelir ya da onları ayıp olarak kabul etmezsek, bir davanın tutarlı, güven verici, namuslu savunucuları olabilir miyiz? Ne dersiniz? Bu bağlamda,

  • Meslek liseleri hemşirelik programına öğrenci alınmaya devam edilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
  • Çocuk yaşta hemşirelik eğitimine giren ve çoğu da çocuk yaşta mezun olan bu ergenlerin 16-17 yaşlarında (2004 yılında Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı tarafından çıkartılan  Ağır Ve Tehlikeli İşler  Yönetmeliğinde hastaneler bu kapsamda iş  yerleri olarak kabul edilirken, 2010' da hastanelerin bu kapsamdan çıkartıldığını biliyoruz) hastanelerde  velilerinin imzalı onayı ile sözde eğitim amacıyla  çalıştırılmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? (Tıp Fakültesi öğrencileri hasta ve hastane ile 22 yaşlarında karşılaşıyorlar) Bu durum sizce utanılacak bir ayıp mıdır?
  • Meslek liseleri hemşirelik programından mezun olmuş  ve olacak olan binlerce insana  uzaktan eğitim gibi ehvenin ehveni bir programla  önce ön lisans daha sonra lisans tamamlatılacağı vaadi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu durum sizce utanılacak bir ayıp mıdır?
  • Sağlık Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümü mezunu olmayan çevre sağlığı, röntgen v.b gibi mezunların hemşirelikte lisans tamamlamaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu durum sizce utanılacak bir ayıp mıdır?
  • Hemşirelikle hiç ama hiç ilgisi olamayan Sağlık Teknikerlerine hemşirelikte lisans tamamlatma konusundaki girişimler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu girişimler sizce utanılacak bir ayıp mıdır?
  • Çoğu dar gelirli ama yemeyip içmeyip çocuklarına üniversite yolunu gösteren ya da çocuklarının bu isteğine zor da olsa boyun eğen  ailelerin  zorlu üniversite sınavlarını kazandıktan sonra yarı aç yarı tok ve çok zor barınma koşullarında hemşirelikte lisans eğitimine devam eden  çocukları ile buralardan mezun olan lisans mezunları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu insanlara  bir yerlerde çok ama çok ayıp yapıldığını hiç düşündünüz mü?

Eleştirdiğimiz metin size ait bir metindir. Bu eleştirilerden sonra sayfanızda kalıp kalmayacağı kararı da doğal olarak size ait olacaktır.

B-    THD’ye  yönelttiğiniz sorular  THD’ nin sözlü ve yazılı  söylemlerini yeterince izlemediğinizi, izlemiş de olsanız sorunları ele almada ki yöntem farklılığımız nedeniyle söylemimizin  tarafınızca istediğimiz anlamda kavranamadığını göstermektedir. Bu nedenle üzgünüz.

 Şöyle ki:

THD bir  hemşirenin, örneğin, Döner Sermayeden Ek Ödeme çarpanı olan 0.40  ile özellikle yerler için 0.50 çarpanından/ kıskacından  kurtulabilmesinin koşulunu, üzerinde uzun yıllar çalıştığı ve yasalaşması için büyük çabalar sarf ettikten sonra 2007 yılında yasalaşan Hemşirelik Kanununda yer alan (Geçici Madde 2.  son fıkra hariç) hükümlerin hayat bulması ile mümkün olacağını savunmaktadır. Size halisane önerimiz, bu yasayı çok iyi okumanız, hükümlerinin ne demek istediği konusunda uzun uzun düşünmeniz, tartışmak istediğinizde bizim de tartışmaya açık olduğumuzu bilmenizdir. Aynı durum, Hemşirelik Yönetmeliği için de söz konusudur. Yasa gibi onun devamı olan  bu yönetmeliğe sahip çıkılmazsa, hemşireliğin  0.40 çarpan kıskacından ki -en alt seviyenin bir üstüdür- kurtulamaz. Şimdi Rehberlerin çıkmasını bekliyoruz. Bu rehberler görev ve işlem bazında hemşireliğe daha da açıklık getirmektedir.Diğer bir deyişle Rehberler hemşireyi doğrudan yaptığı ya da yapılmasına yardımcı olduğu işler yönünden görünür kılacak ve böylece hemşirenin  önemini, gerçek anlamda vazgeçilemezliğini  ortaya koymuş olacaktır.

THD’nin son beş yıldır başkanlığını yürüten Prof. Dr. Saadet Ülker’in 2003 yılında henüz Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Derneği Başkanı iken Ek Gösterge  konusunda o dönem CHP İzmir Milletvekili olan  Sayın Enver Öktem ile yaptığı  çalışma sonunda  TBMM sunulan önergenin tartışıldığı ve  Sağlık Bakanımızın konu hakkındaki görüşünün yer aldığı,

  • 09. 07.2003 tarih ve 104 nolu Birleşim tutanağını okumanızı
  • 24 Temmuz 2003 tarih ve 25 178 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “kabul görmüş olan önerimizi (Yüksek lisans ve doktora yapmış olanlar için EK gösterge 1. derecede 3600)  okumanızı.
  • Kabulun Resmi Gazetede ilanından 7 gün sonra kararın değiştirilip, değişen kararın
  • 12 Ağustos 2003 Tarih ve 25197 Sayılı Resmi Gazetede  ise nasıl yer aldığını lütfen okuyunuz. (3000 ek göstergeye indirilmiştir)

ATT , EBE VE ORTEZ-PROTEZ TEKNİSYENİ GİBİ ADINDAN BAŞLAYARAK VARLIK NEDENİ FARKLI VE ÇOK ÖNEMLİ OLAN MESLEK MENSUPLARI  HEMŞİRELİK YAPTIĞI;  TEMEL EĞİTİMİ HEMŞİRE OLMAYANLARIN HEMŞİRELİKTE UZAKTAN EĞİTİM İLE LİSANS TAMAMLAMA FIRSATI  BULABİLDİĞİ;  ÇOCUK LARIN HEMŞİRE YAPILARAK UCUZ EMEK GÜCÜNE EN UYGUN ADAY HALİNE GETİRİLDİĞİ;  UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMININ UYGULAMASI  DAHİL TÜM YÖNETİMİNİN SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK EĞİTİMİ TARAFINDAN YÖNLENDİRİLDİĞİ;  BAZI SENDİKALAR, ÇOĞU POLİTİKACILAR BU MESLEĞİ BİR OY, ÜNİVERSİTELER PARA KAYNAĞI OLARAK  GÖRÜP  BU AMAÇLA KULLANDIĞI;  MESLEKTAŞLARIMIZ HEMŞİRELİK KANUNU’NU VE  HEMŞİRELİK YÖNETMELİĞİNİ ANLAYIP SAHİP ÇIKMADIĞI SÜRECE   TÜRKİYE’DE HEMŞİRELİK 0.40 ÇARPAN KISKACINDAN VE BÖYLECE UCUZ EMEK GÜCÜ OLMAYA ADAY OLMAKTAN KURTULAMAYACAKTIR.

THD' NİN TÜM SAVAŞIMI,  BU DERİN SORUNU BÜTÜNLÜKLÜ BİR YAKLAŞIMLA  ELE ALMAK  VE ÇÖZÜM ÜRETMEK ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞTİR.

YOKSA 0.40 ÇARPANINI ACABA 0.50 YAPABİLİRMİYİZ GİBİ  TEMEL SORUNA HİÇ BİR ÇÖZÜM GETİRMEMİŞ VE GETİRMEYECEK OLAN  KISA VADELİ  VE GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞMA GAYRETLERİ ÜZERİNE DEĞİL.

SAYGILARIMIZLA.

THD GENEL MERKEZ

18 ŞUBAT 2011

HEMŞİRELİK ALANINDA YÜKSEK LİSANSI (UZMANLIĞI) OLAN MESLEKTAŞLARIMIZIN DİKKATİNE

Hemşirelik alanında sahip olduğunuz yüksek lisans diplomalarınızın, Hemşirelik Kanunu'nun 8. maddesi gereği Sağlık Bakanlığı tarafından tescili gerekmektedir.
Bilgilerinize tekrar sunarız.

Türk Hemşireler Derneği'nden Önemli Açıklama!

HABERTÜRK' te 11 Ocak 2011 günü yer alan, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi' ndeki haberle ilgili olarak, HABERTÜRK muhabirinin yazılı sorusuna Türk Hemşireler Derneği' nin aynı gün verilen yazılı cevabı aşağıda yer almaktadır.

 

Sayın Özcan,
 
Bugün basından öğrendiğimiz söz konusu haber üzerine, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Baş Hemşireliğini arayarak bilgi aldık. Haberde yer alan benzer olayların  Mayıs 2010'dan önce de yaşandığını, bölümde çalışan meslektaşlarımızın en sonunda dayanamayıp şikayetlerini yazılı olarak Mayıs 2010 'da  baş hemşireliğe, baş hemşireliğin  de  şikayet dilekçesini Tıp Fakültesi Dekanlığına  yazılı olarak ilettiğini, başlayan soruşturmanın  ise bu güne kadar sonuçlanamadığını öğrendik. Üniversitenin bu konuda açıklama yapmasını bizler de bekliyoruz.
 
Bu nedenle  beklediğiniz doğrultuda şimdiden bir yorum yapmanın yanlış olacağını düşünüyoruz.
 
Ancak, sağlık çalışanlarının ve bunlar içerisinde yer alan meslektaşlarımızın geniş ölçüde sistemden kaynaklanan nedenlerle sağlıklı bir çalışma ortamı içerisinde görev yapma şansını elde edemediklerini, bundan hem hastanın hem de çalışanların mağdur olduklarını, hatta yıldıklarını söyleyebiliriz.  Bu vesileyle, buldukları her fırsatta kürsülerden  "Sağlıkta Toplam Kalite" diyenlerin,  sağlıkta olup bitenleri nesnel bir yaklaşımla değerlendirmelerini, sağlıkta sivil toplum örgütlerinin çığlıklarını duymalarını ve böylece "Kalite" sözcüğünün anlamını korumalarını dileriz.

Türk Hemşireler Derneği

Türk Hemşireler Derneği'nden Açıklama!

Değerli Meslektaşlarımız,

30 Ocak 2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler İle Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"  hükmüne göre  Aile Sağlığı Elemanı olarak  Acil Tıp Teknisyenleri de Aile Hekimi tarafından istihdam edilebilecektir.

THD, bu son yönetmelik hakkında ayrıca görüş bildirmeye gerek duymamaktadır. Çünkü, Türk Hemşireler Derneği’nin 2005 yılından bu yana Aile Hekimliği konusunda zaman zaman beyan ettiği görüşü Sağlık Bakanlığı ve meslektaşlarımız tarafından bilinmektedir. Yine de hatırlatmak amacıyla kısaca değineceğiz.

1. THD, Aile Hekimliği adı altında yürütülen hizmetlerin  halkın sağlığının korunması ve yükseltilmesine yönelik amaç ve kapsam içermediğinden toplumumuz için yararlı olamayacağı görüşündedir. Bu görüş kaynağını, bu hizmetlerin yürütülebilmesi için benimsenen finansman modelinden ve Aile Hekimi ile Aile Sağlığı elemanından beklenen görevlerden almaktadır.

2.  Aile Hekimliği uygulamasında farklı meslek mensupları görev, sorumluluk ve yetki alanlarını ifade eden meslek unvanlarından kopartılarak tek bir meslek mensubu konumuna çekilmekte ve eğitimleri ile ilgili olmayan işlerde tüketilir konuma gelmektedirler. Son yönetmelikte, bu elemanlara acil tıp teknisyenleri de eklenmiştir.

3. Aile sağlığı elemanı olarak kim görevlendirilirse görevlendirilsin, sonuçta hepsi bir  muayenehane çalışanının görevleri ne ise onu yerine getirmekle yükümlü olacaktır.

4. Aile Hekimliği uygulaması, daha önceleri birinci basamak hizmetlerde ekip anlayışı ile görev yapan kişiler arasında ki ilişkiyi bozmakta, onun yerine sağlık için çok  sakıncalı bulduğumuz patron- işçi modelini getirmektedir. Patron doktor, işçi ise Aile Sağlığı Elemanıdır.

5. Aile hekimliği hizmeti de tüm kamu sağlık hizmetlerinde ne yazık ki giderek yaygınlaşan sözleşmeli çalışma biçimi ile yürütülecektir. Sözleşmeli çalışma, bünyesinde, güvencesiz çalışma, zaman içinde koşullara göre eğreti ve kuralsız çalışma, çalışma sürelerinin uzaması, çalışma yükünün artması vb. tehditler barındıran bir çalışma biçimidir.

Meslektaşlarımızın  Aile Hekimliği uygulaması karşısında ki duruşu elde ettiğimiz verilere göre farklılıklar göstermektedir. Şöyle ki,

  •  İster çalışma ister eğitim alanından olsun bazı meslektaşlarımız  durumun farkındadır, çok rahatsızdır ve bu konuda THD’yi destekleyen  bir ilişki içindedir.
  • Çalışan bazı meslektaşlarımız, gerçeği görmekle birlikte, çalışma hayatının özellikle “nöbet” olarak nitelendirilen koşullarından çok yorulduğu için istemese de Aile Sağlığı Elemanı olarak çalışmaya talip olmaktadır.
  • Bazı meslektaşlarımız ise yapılacak işin hemşirelik olup olmadığı ile ilgilenmekten çok, iş güvencesi olmaması nedeniyle sistemde yer almak istememektedir.

 Aile Hekimliği uygulamasının barındırdığı özellikler, bu uygulamanın, toplumumuz için beklenen yararı sağlayamayacağının sinyallerini şimdiden verdirmeye başlamıştır. Umudumuz, Sağlık Bakanlığının, uygulamanın yaratacağı tahribatların onarılamayacak denli ağır olmaması için sağlık meslek örgütleri başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin bu konuda ki, anlatımlarını, çabalarını, birikimlerini ve önerilerini bir an önce dikkate alma konusunda hassasiyet göstereceği yönündedir.

 

Saygılarımızla.

11 Ocak 2011

THD GENEL MERKEZ

Değerli Meslektaşlarımız,

E-postamıza gelen çok sayıda ki mesajlardan birisini mesaj sahibinin izni ile sayfamızda yayımlamaya karar verdik. Neden böyle bir karar aldık?
Devamını okumak için tıklayınız...

Değerli Meslektaşlarımız,

Sağlık Sen tarafından ebelerin de tıpkı hemşireler gibi Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen yoğun bakım hemşireliği, acil bakım hemşireliği gibi kurslara katılmaları istemiyle Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapılmış, Bakanlığın başvuruyu reddetmesi üzerine de Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin E. 2010/1081 sayılı dosyasında kayıtlı dava açılmıştır.

Sağlık Sen tarafından açılan bu davaya Derneğimiz katılma talebinde bulunmuştur.

Katılma talebimiz, hemşirelik ve ebelik mesleklerinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de temel eğitimlerinde ki farklılıklar nedeniyle  görev, sorumluluk ve yetkileri bakımından birbirinden tamamen ayrı meslekler olması, bu nedenle başka bir mesleğin diplomasına sahip olan bir bireyin,  hemşirelik bakımının daha yetkin ve güvenilir bir biçimde sunulmasına imkan veren özel alan sertifika programlarına/kurslarına  dahil edilmesinin  hemşirelik mesleğinde  ve  hemşirelerde hak ve menfaat kayıplarına yol açacağı gerekçesiyle açıklanmış ve Sağlık Sen’in yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesi için talepte bulunulmuştur.

Söz konusu davada İdare Mahkemesi tarafından talebimize uygun olarak  Sağlık Sen’in yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.

Türk Hemşireler Derneği

Genel Merkez

03 Kasım 2010

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ' NİN ANKARA' DA BULUNAN GENEL MERKEZİ, KENDİSİNE AİT OLUP YILLARDIR OTURDUĞU  AYNI APARTMANIN 2 NUMARALI DAİRESİNDEN YİNE AYNI APARTMANIN 6 NUMARALI DAİRESİNE TAŞINMIŞTIR. DAHA GENİŞ OLMASI NEDENİYLE KULLANIM KOLAYLIĞI OLAN YENİ DAİRE, VEHBİ KOÇ VAKFINA AİTTİR. VAKIF BAŞKANI SAYIN SEMAHAT ARSEL SAYESİNDE DAİRENİN KULLANIM HAKKI THD' YE VERİLMİŞTİR. SAYIN ARSEL' E ÜLKEMİZ HEMŞİRELİĞİNE DURMAKSIZIN VERDİĞİ DESTEK İÇİN BU VESİLEYLE TEKRAR ŞÜKRANLARIMIZI SUNARIZ.
THD GENEL MERKEZ
02 KASIM 2010

Sağlık Bakanlığı Hemşirelikte Özel Alan Yetki Belgesi / Sertifika Verilmesi Usul ve Esaslarını Belirleyen Yönetmelik Taslağı

Türk Hemşireler Derneği tarafından hazırlanan ve Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ'ın isteği üzerine S.B. Sağlık Eğitimi Genel Müdürüne 04 Eylül 2009 tarih ve 039 sayı ile elden verilen Sağlık Bakanlığı Hemşirelikte Özel Alan Yetki Belgesi / Sertifika Verilmesi Usul ve Esaslarını Belirleyen Yönetmelik Taslağını bilgilerinize sunuyoruz. 
Bu taslak Hemşirelik Kanunu'nun 8. Maddesinde yer alan hüküm gereği hazırlanmış ve S.B. 'na sunulmuştur. Bakanlık bu girişimimizi uzunca bir dönem, sertifikalar hakkında çerçeve bir yönetmelik bakanlıkça çıkarılmadan özel yönetmeliğin dikkate alınamayacağı açıklamasıyla karşılamış ve en sonunda tasarının ilgili Genel Müdüre teslim edilmesi  bizzat Bakan tarafından istenmiştir. 
Bakanlık Sertifika konusunda kendi hazırladığı  Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği'ni 21.08.2010 tarihli ve 27679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlamıştır. Yayımlanan yönetmelikle, THD tarafından hazırlanan yönetmelik tasarısının meslektaşlarımız tarafından kıyaslamalı okunması, değerlendirilmesi ve gerektiğinde yararlanılması amacıyla "tasarıyı" yayımlıyoruz.
 
THD Genel Merkez
21.10.2010

SEVİNÇ ve HÜZÜN

Çok uzaklarda ki Şili adlı bir ülkede  maden kazasından aylar sonra yer altından çıkartılan her  can için çalan sirenle birlikte yüreklerimize umut ve sevinç doldu/ doluyor.

Ülkemizin trafiğinde  yol alamadığı için cankurtaranlar  hep  acı acı siren çalıyorlar. Ama bu sirenler bize "can kurtarılabilecek mi acaba"nın keder ve telaşını yaşatıyor. 

Biz de başarabiliriz. Başarmalıyız.

THD Genel Merkez
14 Ekim 2010

Hemşireliğin bir hukuk zaferi daha!

İş Sağlığı Hemşireliği Derneği  (İŞHEM-DER) tarafından açılan dava sonucu aynen şöyledir:  

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik 15.08.2009 tarih ve 27320 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Daha önceki hukuksal düzenlemelerin aksine söz konusu Yönetmelikte işyeri hemşirelerinin iş sağlığı ve güvenliği birimlerinde görevlendirilme zorunluluklarına yer verilmemiş, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları dışında görevlendirilecek diğer personel tanımlanmamış, bu personelin çalışma koşulları ve görevleri açıklanmamış ve tüm bu hususlar işverenin takdirine bırakılmıştır.

Anılan hükümlerin iptali istemiyle açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu YD İtiraz No:2010/561 sayılı ve 01.07.2010 günlü kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Kararda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 81. maddesinde belirtilen diğer personelin işyeri hemşirelerini de kapsadığı, işyeri hemşirelerinin iş sağlığı ve güvenliği biriminde görevlendirilmeleri gerektiği, işyeri hemşirelerinin çalışma koşullarının ve görevlerinin Yönetmelikte açıkça düzenlenmemesinin belirsizlik oluşturduğu ve bu durumun hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

 
Hemşirelikte özel dal  derneklerinden birisi olan ve THD ile yakın çalışan  İŞHEM-DER' in hemşirelik için verdiği mücadeleyi kutlar, tüm işyeri hemşirelerine başarılar dileriz.
 
THD Genel Merkez
13 Ekim 2010

Değerli Meslektaşlarımız

 
20 Eylül 2010 günü Konya Yeni Meram Gazetesinde yayımlanan Oğuz Akçakoca imzalı yazıyı, yazı sahibinin izni ile web sayfamızdan yayımlıyoruz.  Bu yazıyı yayımlama gereğini neden duyduk?
Yazıyı dikkatle okuduğunuz zaman bunun yanıtını bulacaksınız. Yıllardır anlatmaya çalıştığımız gerçekleri bir de usta ve duyarlı bir kalemden okumuş olacaksınız.
08 Mart 2010 günü Resmi Gazetede yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliği'nin hükümlerine nasıl uyulmadığını, yönetmeliğin yayımından sonra ki tarihlerde hastane baş hemşiresi ya da klinik sorumlu hemşiresi atamalarıyla   ilgili hükmün nasıl yok sayılarak  malum güçlerin baskısıyla  atama yapılabildiğinin cevaplarını  bulacaksınız. Bu cevapları biliyor da olsanız, bir de yazılı olarak meslek dışından bir kişiden okumuş olacaksınız.
Yazıyı okuduğunuzda, yazılanların ötesinde, hemşireliğin, örneğin meslek lisesi düzeyde eğitiminin devam etmesi konusunda son günlerde hız kazanan gelişmelerin ardında ki güçleri de görmüş olacaksınız.
Yine yazıyı okuduğunuzda, yazılanların ötesinde, 20-24 Ekim 2010 tarihlerinde S.B. ve SAYED (Sağlık Yönetimi ve Eğitimi  Derneği) işbirliği ile yapılacak olan 3. Ulusal Sağlık Kurultayının gündeminde   "yeni hemşirelik kanunu ile ilgili görüşler ve uygulama problemleri ve ebelerin durumunun değerlendirilmesi" gibi bir konu da olan toplantıya THD'nin neden davetli olmadığını, neden yaklaşık  iki yıl önce kurulmuş olan ve Memur Dernekleri Federasyonuna üye EHEMDER (Ebeler, Hemşireler Derneği) ile Ebeler Derneği'nin davetli olduğunu, anlayacaksınız.
Değerli Meslektaşlarımız,
Hemşirelik Kanunu'nun değişmesi için 1992'den 2007'ye kadar tam 15 yıl mücadele verdik. Sayısız metinler hazırladık. Sayısız görüş aldık. Sonunda kanun değişti. İki yıl sonra da kanunla uyumlu olması için çok mücadele verdiğimiz yönetmelik çıktı. Şimdi de yönetmeliğin eki olan ve sağlıklı bir şekilde çıkması için çok mücadele verdiğimiz  Rehberlerin çıkmasını bekliyoruz.
Bunlar her zaman söylediğimiz ve yazdığımız gibi hemşirelik için devrim niteliğinde olan gelişmelerdir.
Bu mesleği gerçek anlamda  kavramış olanlar bu gelişmelerin değerini anlayabiliyorlar.
Saygılarımızla
THD Genel Merkez

Değerli Meslektaşımız,

Isparta Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Hemşire S.A ‘in şikayeti ile Isparta Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doktor A.Y hakkında açılan cinsel taciz ve hakaret davası 24.09.2010 Cuma günü yapılan duruşma ile sonlanmıştır. Mahkeme tarafından Dr. A.Y’ın üzerine atılı suçların sabit olduğu, hakaret suçu nedeniyle 5.000 TL; cinsel taciz suçu nedeniyle de 7.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.  Devamı için tıklayınız

Haber Türk Karşıt Görüş Programı - Tam Gün Yasa Tasarısı

21 Temmuz 2010 “Haber Türk Kanalı, Karşıt Görüş Programı “ için… tıklayınız.

12 MAYIS 2010 DÜNYA HEMŞİRELER GÜNÜ

AÇIKLAMA

 1980’ li yıllardan bu yana mesleki kimlik arayışı içindeydik. Bizler elbette biliyorduk mesleğin nasıl bir öz’e sahip olması gerektiğini. Ancak, 1954 tarihli Hemşirelik Kanunu ile öylesine bir kimlik çizilmiş ve bu kimliğe öylesine alışılmıştı ki bir başka kimliği tüm kesimlere anlatmak ve benimsetmek yıllarımızı aldı. Sağlık Hizmetleri Sistemi içerisinde yıllar yılı her ne istenilirse onu yapmaya hazırlanmış, sormaya, sorgulamaya, yapması gereken asıl işi ortaya çıkartmaya ve bu işi nasıl yapacağını tanımlamaya, sahiplenmeye ve geliştirmeye neredeyse bütünüyle yabancılaştırılmış bir insan gücü olarak var olduk. Bu var oluş biçimi bizi de sistemi de haylice hırpaladı.   Devamı için tıklayınız

23 Mart 2010 günü alıç, sedir ve çam türlerinden oluşan 40 ağaçlık bir ormanımız oldu

Mesleğimizle ilgili olarak yıllardır verdiğimiz mücadeleler sonucunda çiçekler yavaş da olsa açmaya başladı.
Alıçlar arasında ki bir alıcın bir dalında da çiçek açmış. Bunu da bir müjde olarak yorumladık ve fotoğrafını çekip sayfamıza koyduk.  Resimler için tıklayınız.

Sağlık Sen’in  Sağlık Bakanlığı ilgili birimlerine gönderdiği,  web sayfasında bir hafta kadar yer verdikten sonra kaldırdığı, ancak bazı şubelerinin web sayfalarında halen  yer alan 18.03.2010 tarih ve 0234-35 sayılı yazılarında ki taleplerine yönelik Türk Hemşireler Derneği'nin cevabı için tıklayınız...

KAMU HASTANE BİRLİKLERİ YASA TASARISINDA HEMŞİRE NEREDE?

Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısının Madde 4. (Birlik Organları) 10. bendinde “Birliğe bağlı hastaneler hastane yöneticisi tarafından yönetilir. Hastane yöneticisine bağlı olarak..."   devamı

BEKLEDİĞİMİZ YÖNETMELİK ÇIKTI

Değerli Meslektaşlarımız,

2008 Temmuzundan bu yana çıkmasını beklediğimiz Hemşirelik Hizmetleri Yönetmeliği 08 Mart 2010 günü Resmi Gazetede (R.G:  08 Mart 2010,Sayı:  27515) yayımlanmıştır. Devamı için tıklayınız

2006/111 sayılı Genelge İptali

Tam Gün Yasa Tasarısı'na İlişkin

Değerli Meslektaşlarımız,

Halen TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan Tam Gün Yasa Tasarısı hakkındaki tartışmaları biliyorsunuz. Yine bildiğiniz gibi Türk Hemşireler Derneği Genel Merkezi Tam Gün çalışmaya değil ama Tam Gün Yasa Tasarısının içeriğine karşıdır ve bunu ilgili yerlerde sözlü ve yazılı olarak ifade etmiştir. Bu görüşleri tarih sırası ile okumak için tıklayınız.

İngiliz Tıp Birliği (BMA) tarafından hazırlanan sağlık ve para ilişkisine yönelik anlamlı yeni yıl mesajını, meslektaşlarımızla paylaşmaya değer bulduk.

http://www.lookafterournhs.org.uk/card.html

Değerli Meslektaşlarımız,

Türk Hemşireler Derneği, Sigara Sağlık Ulusal Komitesi'nde bir üye ile temsil edilmektedir. 21 Aralık 2009 günü yapılan toplantıda "%100 Dumansız Hava Sahasını Bende Destekliyorum" kampanyasının geniş kesimlere duyurulması kararı alınmıştır. Destekliyorsanız bu sayfaya giriniz. http://www.ssuk.org.tr/

Değerli Meslektaşlarımız,

Mesleğimizin alt yapı çalışmaları kapsamında çok önemli bir yeri olan “Hemşirelik İçin Etik İlke ve Sorumluluklar” çalışması da tamamlandı. Diğer çok önemli olan bir alt yapı çalışması da 1954 Tarih ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkindi. 15 yıl süren bir çaba sonrasında 25 Nisan 2007 günü bunu da başardık. Şimdi sırada bekleyen,  içinde THD temsilcilerinin de bulunduğu Sağlık Bakanlığınca oluşturulan bir komisyon tarafından çalışılmış olup 2008 temmuzunda tamamlanan “Hemşirelik Hizmetleri Yönetmeliği Taslağı” ile THD tarafından hazırlanan ve Sağlık Bakanlığına sunulan  “Hemşirelikte Sertifika Yönetmeliği Taslağı”nın  kabul edilerek hayata geçirilmesidir. 

2008- 2009 arasında THD Etik Komisyonu tarafından çalışıldıktan sonra web sayfamızdan görüşe açılan, ardından 30 Mayıs 2009 günü Genel Merkez ve Şubeler toplantısında tartışıldıktan sonra son halini alan  “Hemşireler İçin Etik İlke ve Sorumluluklar” kitapçığını ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtmak üzere 5 bin adet bastırdık. İlk dağıtım 12 Aralık 2009 günü 51. Olağan Seçimli Genel Kurulda yapıldı. Kitapçıkta yer alan konuyla ilgili açıklama ve metnin tamamı için tıklayınız

PROF. DR. CEM SUNGUR

Prof. Dr. Sayın Cem Sungur'un Soğuk Algınlığı ve Aşı ile İlgili Son Yazılarına Sağlık/Güncel' den Ulaşabilirsiniz.

04.11.2009

THD Genel Merkez

Bel Fıtığı Tedavisi Hazır Rulo Çim